İslam'da Melekler Allah'ın emirlerini uygulamakla
görevli nurdan yaratılmış
varlıklardır. Meleklere iman İmanın altı şartı arasındadır. Melekler insanlardan,
kendilerine cüzi
irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar. İslam'a göre
meleklerin cinsiyeti de
yoktur. Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil olmak üzere
dört büyük melek vardır.
Şeytan
Şeytan, birçok din ve mitolojide, insanları kötülüğe teşvik
ettiğine inanılan, adaletsizliğin ve tüm kötülüklerin anası kabul edilen
varlık. İblis sözcüğü de çoğu
zaman Şeytan ile aynı anlamda kullanılır. Yeryüzündeki birçok dinde ve mitolojilerde
Şeytan, genellikle doğaüstü güçlere sahip, sürekli insanları dinden,
dolayısıyla yaratıcısının emirlerinden uzaklaştırmaya çalışan bir varlık olarak
düşünülmüştür. Bunun yanısıra şeytana tapan veya şeytanı yücelten din ve
akımlar da mevcuttur.
Ahiret
Ahiretbazı dinlerde
inanılan bu dünyadan sonraki nihayetsiz (sonsuz) alemdir.
Din-i İslâm'a göre,
kıyametin kopması ve ahiretin meydana gelmesi, Kur'an'ın
ayetleriyle, Peygamberinhadisleriyle ve ümmetin birliği ile
sabittir ve diğer bütün peygamberler de kendi ümmetlerine bu gerçeği
bildirmişlerdir.
Kur'ân da ahiret
günü farklı isimler ile zikredilmiştir. Mü'min ler Allah'a kavuşacakları için Kavuşma günü(Mü'min:40/15), insanlar
ve bütün mahlûkat o günde bir araya toplanacağı için Toplanma günü(Teğabün:64/9), dünya hayatlarında Allah'a iman
etmeyenler ve bâki hayat'a aldandıklarını anlayacaklar için Aldanma günü(Teğabün:64/9), herkesin
kabrinden çıkıp dirilecekleri için Çıkış
günü(Kâf:50/34) ve dünyaya geri dönmek isteyenler için Hasret günü(Meryem:19/40)denmiştir.
Kıyamet
Kıyamet (Arapça'da
يوم القيامة; kelime anlamı olarak: " Diriliş Günü")
birçok dinde ve inanışta bulunan, dünyanın ve evrenin yok olacağı ana verilen
isimdir. Her inanışta ve dinde farklı bir kıyamet anlayışı vardır. Tek tanrılı
dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde
toplanacağı zamandır.
Bu makalede belli
başlı dinlerin ve inanışların kıyamet görüşleri yüzeysel olarak incelenmiştir.
Her dinin veya inanışın kıyamet görüşünü detaylı olarak o dinin veya inanışın
makalesinde bulabilirsiniz.
Mizan
(din)
Mizan, bir din
terimi olarak, İslam eskatolojisi ve ahiret inancının bir
parçasıdır.
İslam eskatolojisi ve ahiret inancına göre mizan, ahirette insanların yeryüzündeki
davranışlarına dair geçtikleri hesaptan sonra herkesin iyi ve kötü
davranışlarının tartıldığı ilahi adalet
ölçüsüdür. İslam dinine göre
bu tartının nasıl bir şey olduğu bilinmemektedir. Onun yeryüzündeki ölçü
aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.
İnanışa göre, bu tartıda iyi davranışları,
iyilikleri kötü davranışlarından, kötülüklerinden daha ağır gelenler, cennete girecek ve kurtuluşa
ereceklerdir, hafif gelenler ise cehenneme
gidecek ve cezalandırılacaktırlar. Cehenneme
gidenlerden, müslüman olanlar, suç ve kötülüklerinin karşılığı olan cezayı
çektikten sonra cehennemden çıkıp cennete girerler. Mizan kelime anlamı
olarak terazi demektir. Mizan hakkında İslam dininin
kutsal kitabı Kur'an'da bazı
ayetler vardır; Enbiya
suresi, 47. ayet ve Müminun suresi 102-103. ayetler.
Cennet kavramına inanan inanç ve kişiler
genellikle cennetin insanların bir kısmı, çoğunluğu veya hepsi için ahirette bulunan nihai bir varış noktası,
mekan olduğunu düşünürler. Ayrıca cennet kavramına sahip inançların
çoğunluğunda cennet iyi insanların ulaştığı bir ahiret mekanıyken, cennetin zıttı olan
kötü insanların ulaştığı cehennem
diye anılan bir ahiret mekanı bulunur. Cennet genellikle farklı tanım ve
niteliklerle harika, çok iyi ve mükemmel bir mekan olarak düşünülmüştür. Cennet
kavramının bulunduğu her inanç, felsefi akım, kült ve gelenekte cennet
kavramı farklı yorumlanmış ve tanımlanmıştır. Bu maddede belli başlı inanç, akım ve geleneklerin cennet kavramına
kısaca değinilmiştir.
Cehennem
Cehennem, çeşitli inançlarda ölüm
sonrası ceza çekilen ateşli bir yer olarak gösterilir. Cehennemde kalma süresi
inanca göre değişiklik gösterebilir. Cehennemde günah borcu ödeninceye kadar
kalınıp sonra tekrar cennete
gidilebilir. Ancak, cehennem bazıları için sonsuza dek ateşte yanmak anlamına
gelir.
Kötüleri iyilerden ya da canlıları ölülerden
ayıran bir yer kavramına birçok dinde
rastlanır. Eski çağların ve ilkel toplulukların dinlerinde ölen kişinin ruhunun gideceği yer, karanlık ve soğuk
yeraltı dünyası (örneğin Norveç
mitolojisinde Niflheimr ya da Hel), yer altında karanlık bir dünya ya da
uzak bir ada (örneğin Eski Yunan'da Hades), yer altında insanların
ruhlarının cezalandırıldığı derin bir uçurum (örneğin Eski Yunan'da Tartaros), yerin
altında hem iyi, hem kötü ruhların gölgeler biçiminde, sürekli bir susuzluk
içinde yaşadığı karanlık bölge (örneğin Eski İsrail dininde Şeol), ölenlerin ruhlarının yerleştiği göksel bir yer (Pueblo Yerlileri, ölümden sonra insanların
bulut olup yağmur
getirdiklerine inanırlar) ya da ruhun sonunda yok olup gideceği bulutsu bir
varoluş (örneğin Kuzey
Amerika'da yaşayan avcı Yerli kabilelerinde) biçiminde
düşünülmüştür. Cehennem'i tanrısal cezaya uğrayanların kıyamet
gününden sonra gideceği yer olarak gören anlayış, peygamberler
aracılığıyla yayılan Zerdüşt
dini, Yahudilik, Hıristiyanlık
ve Müslümanlık
gibi dinlere özgüdür.