Güdülerin yönlendirdiği
davranışların ifade bulması, yani belli bir güdünün "doyurulması" için
izlenen yol bireyden bireye farklı olabilir. Bu farklılığı yaratan, öncelikle bireyin üst benliğinin belli bir
davranışa geçmeden önce o davranışın uygun olup olmadığını denetlemede
izlediği yoldur.
Sosyal
davranışlarımızı yönlendiren üst benlik, açlık hissi ortaya çıktığında
bu arada başka bir konuyla ilgileniyorsak, bizi direkt yemek yeme avranışına yönlendirmek yerine, bu davranışı uygun olan
bir zamanda gerçekleştirebilmemiz için açlık giderme davranışımızı
belli bir süre ertelememizi sağlar.
Benzer bir şekilde cinsellik
güdüsü de, direkt cinsel davranışa yönlenmek yerine, üst benlik
tarafından çok sıkı bir şekilde denetlenerek belli bir süre ertelenir. Üst benlik cinsellik davranışını
ertelemede o kadar etkin olabilir ki, ihtiyaç çok belirgin bir şekilde
ortaya çıksa dahi, bu güdünün doyurulması
etkin bir şekilde engellenebilir.
Özellikle cinselliğin "ayıp" olarak değerlendirildiği
aile veya toplumlarda üst benlik bu konuda katı bir tutumla ihtiyacı
bastırarak kişinin bilincinde bu ihtiyacı
duymasını bile tümüyle engelleyebilir. Ancak böyle bir durumda ihtiyaç
bilinç altında devam eder.
Yukarıdaki açıklamalardan çıkarılması gereken özet,
cinselliğin ifade edilmesinde her bireyin ailesinden ve yakın
çevresinden öğrendiği davranışların çok
etkili olduğudur. Cinsellik karşı cinsten iki birey arasında yaşanan çok
özel bir iletişim şeklidir ve normal bir birey kendi kişiliğince uygun kabul ettiği şartlar ortaya çıkana kadar bu
güdünün doyurulmasını erteleyebilir.