|
|
 |
 |
Okunma |
|
65 |
Namazın bu kadar mühim, bu kadar lüzumlu olduğuna inanmayanlar bir gün utanacaklar, hemde çok utanacaklar.
İsterseniz bunu bir misalle anlatayım.
Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli
vardır, ayağı vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir.
Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını,
göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.
Şimdi bu çocuk:
- Ya Rabbi! dese, şu hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağıza, şu göze,
şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne lüzum vardı. Hiçbir işe
yaramamaktadırlar?
Herhalde ALLAH’dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak:
- Acele etme kulum, aklın almadığı şeyede burnunu sokma. Sen kısa bir
müddet sonra öyle bir aleme gideceksin ki burada ‘her şeyim’ dediğin
hortum, orada hiçbir şeye yaramıyacak, kesilip atılacak. Lüzumsuz
sandığın ağız, göz, kulak gibi şeylerde en lüzumlu cihaz durumuna
geçecek.
O çocuk bu gerçeklere inanmasa ve bir inkarcı olarak dünyaya gelse
hakikaten hortumun işe yaramadığını, ebenin onu kesip kaldırıp attığını;
lüzumsuz sandığı ağız, göz gibi cihazların devreye girdiğini, onlarsız
olunmayacağını görse utanır mı, utanmaz mı? İnanmadığı için dizlerini
dövermi, dövmez mi?
Şuanda bizde, tıpkı o çocuk gibi bir ananın karnındayız. 9 ay, 9sene
veya 90 sene sonra bir başka dünyaya doğacağız. O dünyanın adı ahiret.
Biz şuanda dünya anamıza maddi hortumlarla, midemiz ile bağlı
durumdayız.
Eğer biz:
- İşte geçinip gidiyoruz. Ya Rabbi! Şu Namaza, oruca, hacca, zekata, dine, imana, İslam’a ne lüzum vardı? Dediğimiz takdirde.
Rabbımızdan şöyle bir cevap alacağımız muhakkak!
- Ey kullarım! Kısa bir müddet sonra bu dünyadan çıkacaksınız. Öyle bir
aleme götürüleceksinizki orada ‘herşeyim’ dediğiniz bu maddi hortumların
hiçbiri işe yaramıyacak. Lüzumsuz sandığınız namaz gibi, zekat gibi,
hac gibi ibadetler de en lüzumlu şeyler durumuna geçecek. Orada
insanlara arabasına, parasına, servetine ve suretine göre değil; kalbine
ameline ve ibadetine, namazına göre değer verilecek.
Yani namazınız, zekatınız, orucunuz, haccınız, hayır hasenatınız,
ahirette sizin için herşey olacak. El olacak, ayak olacak, dil olacak,
dudak olacak, villa olacak, havuz olacak, senet olacak, berat olacak,
uçak olacak, sonu olmayan zenginlik ve saadet olacak kısaca Cennet
olacak.
Eğer biz bilgiçlik eder, fen ve teknik asrında olduğumuzla şımarır,
Rabbımızın hikmet lisanıyla buyurduğu bu gerçekleri kabul etmez,
ibadetsiz bir tenbel veya bir inkarcı olarak ahirete gider, gerçekleri
görürsek utanmazmayız? Hakikaten herşeyim dediğimiz hortumlarımızın,
yani arabamızın, apartmanımızın, paramızın, pulumuzun hiçbir işe
yaramadığını müşahade ederek, ibadetlerin herşey olduğunu anlasak o anne
karnında ağzı lüzumsuz gören çocuk gibi mahçup olmazmıyız? Dizlerimizi
dövmezmiyiz? Keşke inansaydık, keşke namazımızı kılsaydık, orucumuzu
tutsaydık, zekatımızı tam verseydik, ALLAH için yaşasaydık, eşsiz insan
şanlı Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’ın yolunda yürüseydik demezmiyiz?
Pişman olacağın, dizlerini döveceğin o gün gelmeden aklını başına al...
|