|
|
 |
 |
Okunma |
|
146 |
Önce kalbe yakın büyük atardamarlardan başlar ve zamanla diğer
damarlar da hastalığa iştirak eder. Kalbi besleyen damarların
(koronerlerin) ileri derecede daralmasıyla kalp şikayetleri başlar ve
tedavi cihetine gidilmezse, tıkanma ile enfarktüs krizi meydana gelir ve
umumiyetle birinci veya ikinci krizde ölüme sebeb olur.
Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl yarım milyondan fazla ölümün
sebebini koroner atherosklerozun teşkil etmesi sebebiyle, üzerinde
oldukça çalışılan bir konudur. Bu, bütün ölümlerin % 33’üne karşılık
gelir. Avrupa memleketlerinde de ölümün ilk sebepleri arasındadır.
Türkiye’de, kesin istatistikler olmamakla birlikte, orta derecede bir
sebeb olarak kabul edilmektedir. Gelişmişlik derecesi arttıkça, bu sebeb
ilk sıralara tırmanmaktadır.
Damar Sertliği sadece kalp damarlarını değil, beyin, böbrek ve çevre
damarlarını da ilgilendirir. Beyin damarlarının kireçlenmesine bağlı
ölümler yine ABD’de kalp hastalıkları ve kanserden sonra üçüncü sırayı
alır. Enfarktüs vak’alarının % 100’ünde beyin kanamaları ve şeker
hastalığı vak’alarının ise % 50’sinde ölüm sebebi damar sertliğidir.
Damar duvarlarında çeşitli faktörlerin tesiriyle bir zedelenme
meydana gelir. normalde damar duvarına yapışmayan trombositler bu
zedelenmiş bölgelerde kümeler yaparlar. Her yapışan trombosit bir çok
müessir Madde ifraz eder ve damar duvarındaki kas liflerinin çoğalmasına
sebeb olur. Bu bölgelere kolesterol, fibrin ve kalsiyum birikmesiyle
damar ileri derecede daralır. Daha ileri safhalarda damarın tamamen
tıkanmasıyla, damarın beslendiği bölge kansız kalır ve bu durum organına
göre belirti verir. Kalpte, göğüs ağrısından şoka kadar giden kalp
bozuklukları olur ve gecikilen vak’aların yarısında, Canlı ilk bir Saat
içinde ölür. Beyinde olursa çeşitli felçler ortaya çıkar. İlk krizlerden
sonra bu hastaların çok dikkatli takipleri gerekir.
Mikroskop altında bakılırsa aterom (damar sertliği) plaklarındaki
kolesterin ile birlikte bağ dokusu ve kireç birikimi görülebilir. İnsan
vücudu bir çok hayvanlardan farklı olarak kolestrini (kolesterol)
bulamazsa kendisi üretir. Çünkü cinsiyet hormanları dahil bir çok mühim
maddeye yapıtaşı teşkil eder. Bu yüzden Damar Sertliğinde sadece
kolesterini suçlu tutmak uygun değildir. Esasen bilim adamları arasında
damar sertliği mekanizması sebepleri arasında görüş birliğine
varılmamıştır. Karaciğerde sentez edilen safra asidi ve safra boyaları
serbest kolesterin haline döner. Esterleşen kolesterinin toplam
kolesterine oranı normalde % 70’dir. Bu nisbetin azalması karaciğer
kifayetsizliğini gösterir ki damar sertliğinde rol oynar.
Karaciğerde yağ toplanmasını azaltan ve yağları karaciğerden atan
maddelere lipotropik maddeler denir. Kolin, Netiyonin, inositol ve B12
vitamini bunlardan olup fosfolipid metabolizmasını düzenler. Bu
maddelerin de değişmeleri bozulunca, kolesterin seviyesi yükselir. Yağ
ve kolesterin muhtevası ve Damar Sertliğine etkisi en çok olan madde
domuz etidir.
Yapılan araştırmalar insanların tamamına yakın kısmının, Damar
Sertliğinin ilk safhalarını geçirdiklerini göstermiştir. Üç yaşından
büyüklerin hepsinde aortta bu tip bir bozukluğun mevcut olduğu; 20
yaşından büyüklerin hepsinde ise koroner damarlarda bu bozukluğun
bulunduğu anlaşılmıştır. Damar genişliğinin yüzde sekseni kapanmadan
genellikle belirti ortaya çıkmaz. Belirti çıkması umumiyetle kırk
yaşından sonradır.
Damar sertliğini kolaylaştıran faktörler (Risk faktörleri):
Hiperlipidemi: Kanda yağ miktarının fazla olmasıdır. Burada suçlanan
yağlı madde kolesteroldür. Normalde 100 milimetre kanda 230-250 mg
kolesterol bulunur. Bunun 250 miligramı aşması tehlikeli addedilerek
kontrol Altına alınır.
Yüksek tansiyon,
Şeker hastalığı,
sigara içmek,
Şişmanlık,
Hipotiroidili guatr.
Bunlar tesirleri oldukça fazla olan risk faktörleridir. Erkeklerde damar
sertliği kadınlardan üç misli fazladır. A grubu kana sahip olanlar
diğerlerinden daha çok risk altındadırlar. Hareketsiz kişiler
hareketlilerden daha çok hastalığa tutulurlar. Hamileliklerinde
preeklampsi denilen rahatsızlığı geçiren kadınlar daha risklidirler.
Tedavi
1. Kan kolesterolü yüksek olan bir şahıs, doktor kontrolü altında
tutulmalıdır. Önce yukarıdaki hastalıkların mevcud olup olmadığı
araştırılır; varsa tedavi edilir.
2. Kolesterol düşürücü perhiz yapılır. Bunun için margarin ve hayvani
yağları kesin olarak yememelidir. Mesela, yumurta sarısı, süt, beyaz
peynir, kaymak, tereyağı, beyin, iç organ etleri, havyar, çikolata,
ceviz, fındık, badem, hurma vb. yasaktır. Sıvı nebati yağ
kullanılmalıdır. Ayçiçek yağı, mısır yağı, pamuk yağı, soya yağı gibi.
Bu yağların hidrojenizasyon yolu ile elde edilen margarinleri, yüksek
sıcakta hidrojenlendirildiklerinden vücud ısısında kafi miktarda
moleküllere ayrılamazlar. Küçük zerrecikler halinde kanda dolaşırlar. Bu
ise damar sertliği için çok uygun bir zemin teşkil eder. Bu hususta
kaydedilmesi zaruri olan bir bilgi vardır. Dünyaca meşhur bazı tıp
mecmualarında, az miktardaki Alkolün damar sertliğini önleyebileceği
ileri sürülmüştür. Fakat şimdiye kadar hiçbir araştırmada, alkolün damar
sertliğini önleyici olduğu tesbit edilememiştir. Çünkü kolesterol
seviyesindeki artış, Damar Sertliğinin Anahtar mekanizması değildir.
Öyle olmuş olsaydı alkolün bu hastalığı önlemesi gerekirdi. Kısacası,
damar sertliğinin mekanizması hakkında son söz söylenmeden yetersiz
araştırma neticelerine göre kesin gibi konuşanlar ilme aykırı bir
davranış içindedirler. Alkol direkt olarak karaciğerde yağ
metabolizmasını bozarak çeşitli hastalıklara sebeb olmaktadır. Çeşitli
düşüncelerle Alkolü tavsiye edenlere kesinlikle güvenmemelidir. Nazari
küçük faydaları vardır iddialarına güvenerek vücudu tamamen harap eden
Alkolü kullanmamalı, çok daha tehlikeli hastalıklara tutulmamalıdır.
|