|
|
 |
 |
Okunma |
|
239 |
Atatürk Devrimleri
Açısından Türk Kadını
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında, 1926
- 1934 yılları arasında gerçekleştirilen Atatürk Devrimlerinin bir kısmı,
kadınların sosyal ve kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile içinde,
çalışma hayatında, toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit haklara sahip
olmasını hedeflemiştir.
Bu konuda yapılan yasal düzenlemeler, Türkiye Cumhuriyeti'nde toplumsal alanda
yapılan en önemli yeniliklerdendir ve birçok Avrupa ülkesinden daha önce
gerçekleştirilmiştir. Fransa ve İtalya’da kadınlara 1946’da, İsviçre’de ise
1971’de seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
Atatürk'ün girişimiyle kadınların iktisadi ve siyasal yaşama katılmaları
yönünde bir dizi değişiklik yapılarak, 1930'da belediye seçimlerinde seçme,
1933'te çıkarılan Köy Kanunu'yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme,
5 Aralık 1934'te Anayasa'da yapılan bir değişiklikle de milletvekili seçme
ve seçilme hakları tanınmıştır.
Eski Türk Devletlerinde kadınlar aile hayatında, mirasta, devlet yönetiminde
hak sahibiydiler. Osmanlı Devleti’nde ise İslamiyet'in de etkisiyle kadınlar
birçok sosyal, kültürel ve siyasi haktan mahrumdu. Örneğin; nüfus sayımında
toplama dahil edilmiyorlardı, aile hayatında haremlik-selamlık vardı, yüzlerini
peçeyle örtmek kanunlar nedeniyle zaruriydi, evlenme, boşanma ve miras
işlerinde ikinci plandaydılar ve devlet memuru olamıyorlardı.
Çağdaş, demokratik ve laik bir Türk toplumunu hedefleyen başta Mustafa Kemal
Atatürk, dönemin hükümetleri ve TBMM, kadınların insan haklarından eşit olarak
yararlanması için gerekli düzenlemeleri yapmışlardır.
|