|
|
 |
 |
Okunma |
|
489 |
Pelvis: kadının iç (yukarı) genital organlarının yer aldığı kemik çatısı,
Pelvik: bu kemik çatı ve içeriğine ait olan
Pelvik enfeksiyon (halk arasında "yumurtalık iltihabı" olarak
bilinir), kadının yukarı genital organlarında çeşitli mikrobiyolojik
etkenler (bakteri, virüs gibi) tarafından oluşturulan bir enfeksiyondur.
Bu enfeksiyonların büyük kısmı cinsel ilişkide bulaşan bakterilerle,
kalan daha ufak bir kısmı ise doğum, kürtaj, veya bölgedeki ameliyat ve
müdahalelere bağlı olarak (sezaryan, histerektomi (rahimin alınması),
kist operasyonları) meydana gelirler.
Pelvik enfeksiyonların cinsel yolla bulaşan bakterilerle oluşan alt
grubuna PID ("pi ay di" =Pelvic Inflammatory Disease) adı verilir.
Pelvik enfeksiyonlar en sık bu yolla meydana gelirler.
Pelvik enfeksiyonların kadın sağlığı üzerinde çok önemli olumsuz
etkileri olabilmektedir. Amerika'da kadında "kısırlık" oluşmasına neden
olan etkenler arasında pelvik enfeksiyonlara bağlı Fallop tüpü
tıkanıklıkları birinci sırada yer alır. Türkiye'de de sağlıklı
istatistiksel veriler elde edildiğinde muhtemelen benzer bir tablo
çıkacaktır.
Kimlerde Daha Sık Görülür?
Pelvik enfeksiyonlar sıklıkla cinsel yolla bulaştıklarından (dikkat:
tek yol bu değildir) çok eşli cinsel yaşamı olan, veya eşi çok eşli
cinsel yaşam sürdüren kadınlarda daha sık görülür.
Daha önceden pelvik enfeksiyon geçirmiş olmak, yeni takılmış spiral,
sosyoekonomik seviye düşüklüğü ve buna bağlı doktora geç başvurma
eğilimi diğer önemli etkenlerdir.
Nasıl Oluşur?
Pelvik enfeksiyon yapma özelliği olan etken sıklıkla ilk önce
rahimağzında bir enfeksiyon yapar. Şartlar elverdiğinde daha yukarı
çıkarak rahim iç tabakasını, sonra Fallop tüplerini, daha da ileri
aşamalarda tüplerden dışarı çıkarak pelvis içi diğer organları ve karın
iç zarını, çok daha ilerlediğinde ise tüm karın içi organları tutar.
Kadının doğal bedensel savunma mekanizmaları normal şartlarda
rahimağzında başlayan enfeksiyonu kolaylıkla durdurabilir. Ancak
etkenler çok yoğun bir şekilde bölgeye hücum ettiklerinde veya çeşitli
nedenlerle bölgenin savunması azaldığında (yeni geçirilmiş bir
enfeksiyon, yeni geçirilmiş bir müdahale) veya kolaylaştırıcı etkenler
olduğunda (yeni takılmış spiral gibi) rahimağzındaki enfeksiyon genital
sistemin daha yukarılarına ilerleyerek pelvik enfeksiyon tablosunu
başlatabilir.
Rahimağzı enfeksiyon yapma yeteneği olan bakterilerin yukarıya
çıkmasını engelleyen önemli bir bariyer görevi yapar. Bu bariyer
progesteron hormonu etkisi altındayken oldukça güçlüdür ve adet
kanamasıyla birlikte kanda progesteron seviyesi düştüğünde nispeten
zayıflar. Bu yüzden adet kanaması döneminde enfeksiyon daha kolay
oluşur.
Burada okuyucunun aklına muhtemelen şu soru gelecektir:
Adet kanaması devam eden bir kadın cinsel ilişkide bulunabilir mi?
Doktorların bu soruya cevabı farklı olabilir. Ancak pelvik
enfeksiyonların adet kanaması döneminde daha kolay oluşabilmesi
nedeniyle özellikle bu enfeksiyonu geçirmek açısından risk altında olan
kadınların (yukarıya bakınız) adet kanaması döneminde ilişkide
bulunmamaları veya bulunacaklarsa prezervatif ile korunmaları önerilir.
Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda ilacın içindeki progesteron
türevi madde rahimağzı bariyerinin güçlenmesine yardımcı olur. Bu
nedenle doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda pelvik enfeksiyon riski
azalır.
Spiral ipi ise bakterilerin yukarı çıkması için adeta bir merdiven
görevi üstlenerek pelvik enfeksiyon ortaya çıkma riskini artırır. Bu
riski azaltmak için günümüzde spiraller düzgün yüzeyli ve tek lifli
(monofilament) iplik içerirler.
Pelvik Enfeksiyonun Tehlikesi Nedir?
Pelvik enfeksiyonun en büyük tehlikesi bazı durumlarda hayatı tehdit
eden bir tablo yaratabilmesidir. Günümüzde cerrahi müdahalelerde ve
doğumda steril şartlara özen gösterilmesi ve ameliyatlarda koruyucu
antibiyotiklerin yaygın olarak kullanılması nedeniyle bu nedenlere bağlı
ciddi enfeksiyonlar giderek azalmaktadır. Ancak yine de cinsel yolla
oluşan pelvik enfeksiyonlar (PID) bazı durumlarda hayatı tehdit edebilen
enfeksiyonlara neden olabilmektedir.
PID, toplumun özelliklerine bağlı olarak (cinselliğin serbestlik
derecesi, insanların "cinsellik alışkanlıkları") ülkelerarası önemli
farklılıklar göstermektedir. Ülkemizde çok ciddi bir sorun olmamasına
karşın Amerika'da PID tanısı ve tedavisi için harcanan sağlık giderleri
milyar dolarlarla ifade edilmektedir!
Pelvik enfeksiyonun hayati tehlikesi dışında en büyük tehlikesi
Fallop tüplerinde tıkanma veya daralma, pelvis içi organlar arasında
yapışıklık yapmasıdır. Bu iki durum da (tüplerde tıkanma ve
yapışıklıklar) kadının gebe kalamama riskini veya gebelik oluştuğunda
bunun bir dış gebelik olma riskini önemli derecede artırır.
Pelvik enfeksiyonun diğer bir riski de pelviste yapışıklık ve
nedbeler yaparak kadında rahatsız edici boyutlarda kalıcı ağrılara neden
olabilmesidir. Geçirilen enfeksiyon sayısı ne kadar fazlaysa tüplerde
tıkanma, yaygın yapışıklıklar meydana gelme ve kalıcı bel ve kasık
ağrıları oluşma riski o kadar fazladır.
Pelvik enfeksiyon seyrinde tubo-ovaryan abse (tüp ve yumurtalığın
beraberce oluşturduğu boşluk içinde oluşan abse) geliştiğinde sekel
riski (yapışıklık, tıkanıklık ve kalıcı ağrılar) oldukça yükselir ve
absenin her an "patlayarak" karında yaygın enfeksiyon yapma riski olması
nedeniyle bu abseyi boşaltmak için ameliyat gerekebilir.
Pelvik Enfeksiyon Hangi Bakterilerle Oluşur?
Pelvik enfeksiyonun cinsel ilişki sonucu gelişen tipinde (PID)
Neisseria Gonorrhea (gonore=bel soğukluğu etkeni) ve Chlamydia
Trachomatis (klamidya) esas etkenlerdir. Bu iki etken beraberce veya
ayrı ayrı enfeksiyonu başlatırlar ve sonradan enfeksiyona diğer
bakteriler de katılır.
Gonore kelime olarak "sperm akıntısı" anlamına gelir. Klamidyalar
rahim iç tabakasında enfeksiyon (endometrit) yaptıklarında kasık
ağrısıyla birlikte düzensiz kanama (en sık ara kanaması şeklinde)
yapabilirler.
Bu iki ana etken dışında mikoplazma, toksoplazma, tüberküloz basili, B
grubu streptokoklar ve spiral kullanan kadınlarda aktinomiçes grubu
etkenler de pelvik enfeksiyon yapabilirler.
Nasıl Belirti Verir?
Pelvik enfeksiyonun en önemli belirtileri kasık ağrısı ve akıntıdır.
Bu iki belirti dışında adetin düzensizleşmesi, ateş, ishal, idrar
yaparken yanma, vajina içi sıcaklığın artması gibi belirtiler de
olabilir. Akıntı tek başına olduğunda muhtemel tanı pelvik enfeksiyondan
çok vajina enfeksiyonudur.
Nasıl Tanı Konur?
Genel olarak şikayetlerin sorgulanması ve tipik muayene bulgularıyla
(muayenede rahimağzının elle hareket ettirilmesinin ağrı uyandırması,
kasık bölgelerinin muayenesinin ağrı vermesi, akıntı) tanı konur. Pelvik
enfeksiyon kesin tanısı, belirti ve bulguların birbirine benzemesi
nedeniyle mutlaka dış gebelik, apandisit ve idrar yolu enfeksiyonu gibi
hastalıklardan ayırıcı tanısı yapıldıktan sonra konur.
Şüpheli durumlarda laparoskopi iyi bir tanı aracıdır. Bu incelemede
tüpler ödemli, kızarmış şekilde görüldüğünde diğer muhtemel nedenler de
araştırıldıktan sonra tanı kesinleşir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Hafif belirti ve bulgularda hasta ayaktan tedavi edilir. Bu amaçla
her iki ana etkene de (gonokok ve klamidya) etki eden bir veya daha
fazla sayıda antibiyotik verilir. Hastalığın cinsel yoldan bulaştığı
düşünülüyorsa eş tedavisi de mutlaka yapılır. Aksi takdirde tedaviden
belli bir süre sonra enfeksiyonun tekrarlama riski çok yüksektir.
Tedavinin başlamasını takiben bir haftalık bir süre cinsel ilişkide
bulunulmaması önerilir. İstirahat tüm hastalıklarda olduğu gibi esastır.
Yatarak tedavi gerektiren durumlar:
* Hastanın genel durumu bozuk olduğunda, ateşi olduğunda, abse
saptandığında veya ayaktan tedavinin başarısız olduğu durumlarda hasta
yatırılarak tedavi edilir.
* Teşhisin tam olarak konulamadığı durumlarda da belli bir süre
durum açıklığa kavuşana kadar hasta hastane ortamında müşahede altında
tutulur.
* Spiral varken oluşan enfeksiyonlar, gebelik döneminde oluşan
enfeksiyonlar ciddi boyutlara varabileceğinden mutlaka yatırılarak
tedavi edilir.
Tedavi Sekelleri Önleyebilir mi?
Sekelleri önlemenin en önemli şartı tanıyı en erken dönemde
koymaktır. Hafif enfeksiyonlar uygun tedavi edildiğinde ve hasta da
doktorunun önerdiği süre antibiyotikleri kesmeden kullandığında (çoğu
hasta ne yazık ki şikayetleri geçer geçmez tedaviyi keser) genellikle
hiç sekel bırakmadan iyileşir. Ciddi enfeksiyonlarda ise uygun
antibiyotik seçimi ve tedavinin yeterli süre kesmeden devam ettirilmesi
sekel oluşma riskini en aza indirir.
Korunmak İçin Neler Yapılabilir?
Pelvik enfeksiyonlar cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer
alırlar. Bu hastalıklardan korunma prensipleri pelvik enfeksiyondan
korunmada aynen geçerlidir: Cinsel yolla bulaşan bir hastalık taşıma
riski yüksek birisiyle ilişkiye girmemek veya girilecekse prezervatif
kullanılmasını sağlamak, mümkün olduğunca karşılıklı sadık bir ilişki
tarzı benimsemek en önemli kurallardır.
|